RSS

Kategori arşivi: MİM ‘ler

>MİM LENDİM ARTIK :)

>Sevgili Tuba beni “mim”lemiş,
Tuba cım cevabım gecikti kusura bakma lütfen, ama ancak vakit bulup yazabiliyorum, şu anda saat 23,45:)

Aslında kendimi anlatmak bana oldukça uzak ama yazmaya çalışacağım.

• İzmir de yasıyorum, burada doğdum burada büyüdüm. Şu anda Karşıyaka da oturuyorum, İzmir’li blog yazarlarla tanışmayı isterim.

• Yaşamımda sürekli bir şeylerin savaşını verdim, henüz yasım çok fazla olmasa bile, yaşanmışlıkların izleri yüreğinizde kalıyor.

• Yaş demişken:) yaşımı merak edenlere henüz 35 imdeyim 🙂 Neşeliyim, ümitliyim, hayata ciddi anlamda pozitif bakıyorum. Hiçbir zaman karamsar olmadım, çözüm ararım, kolay yılmam. Dirençli ve güçlü bir yapım var. Alıngan değilim, ama çokta zorlamalarını istemem:) Dostluğa çok önem veriyorum, benden çok iyi bir dinleyici ve dost olur. Arkadaşlarıma ve dostlarıma karşı limitlerim yüksektir, epeyce bekler yeni şans tanırım, ama olmuyorsa da benim için biter ve bir daha o sayfalar açılmaz, böyle de bir yapım var.

• Dürüst olmalı çevremdekiler, bu konuyu 20 li yaşlardayken o kadar önemsemezdim, ancak yaş ilerledikçe bir şeyler oturmaya başladıkça belli değerler ortaya çıkıyor ve dürüstlük çok daha fazla önem taşıyor. Yapay davranışlara artık tahammül edemiyorum.

• Birçok şeyin rastlantı olmadığına ve bir sebebi olduğuna inanıyorum. “Hiçbir şey tesadüf değildir” mantığım var. Ve hayatımda da bunu çokça gözlemliyorum, bu açıdan baktığınızda olayları daha farklı analiz edebiliyorsunuz. Her yaşadığımızdan sonuç çıkarabiliyorum.

• Eşimle 5 yıllık bir aşk sonunda evlendik. Ne aşktı! 5. yılın sonunda evlenme teklif etti sevgili eşim:) Yoksa belki daha da önce evlenebilirdik:) ( Yok vallahi şaka, her ikimizde evliliği en son düşündük ) Baktık ayrılamıyoruz, evlenelim dedik.

• Evliliğimizin ilk aylarında eşim ciddi sağlık sorunları ile karşılaştı, çok çetin 1 yıl yaşadık, bir takım sonuçları kabullenmemiz özellikle de eşimin kabullenmesi oldukça uzun sürdü, hala bu sağlık sorunları ile savaşımız sürüyor. Yaşam şeklimiz değişti. Umud ediyorum bir gün Tıp bu hastalığına bir çözüm bulacak. Ne yazık ki bu sayede aslında en büyük Zenginliğimizin Sağlığımız olduğunu anladım, anladık… Önce sağlık arkadaşlar.

• Veeeee 2002 yılında canım, bir tanem, hayatımın önemi ( burada eşim ne yazıkki 2. planda 🙂 canımmmm oğlum, oğluşum bize katıldı. Dünyanın en güzel, en büyük duygusu annelik, bir yavru. Dahası, ötesi yok bunun. O benim her şeyim. Allah bütün yavrularımıza sağlık versin bizlerle birlikte bir ömür versin inşallah. Annelik bambaşka bir şey.

• Son olarak ta, çocukluğumdan beri mutfağa olan ilgim, iş yaşamımda da devam etti, evliliğimle birlikte daha da perçinleşti, sanırım kendinize ait mutfağınız ve damak zevkinize uygun yemekler yapma şansınız olunca içinizdekileri keşfediyorsunuz, bende de böyle oldu. Evlenince mutfaktan hiç çıkmaz oldum ki oldukça yoğun ve geç saatlere kadar çalışan bir kişiydim. Oğluşum için 1,5 yıl iş hayatıma ara verince, önce blog açıldı, sonrasında 2006 Mart ayında çok ani gelişen bir Cafe işletmesi oluştu, benim için büyük bir macera idi ama oldu. Halen devam ediyorum. Özel bir Bankanın Bölge Müdürlüğü nün Cafe sini işletiyorum. Her gun 3 çeşit ana yemek, 6 çeşit zeytinyağlı ve sabah kahvaltısı veriyorum. Çoğu zaman Cmt. Pazar günleri de çalışıyor olmama rağmen, yine de şu anki işimi çok seviyorum, insan sevdiği işi yapınca çok farklı oluyor her şey. Mutlu oluyorsunuz her türlü zorluğuna ve yorgunluğuna rağmen.

İyiki yazamam dedim:) Meğer ne çok şey varmış yazılabilecek!
Devam etsem edeceğim ama yeter bu kadarı bile çok uzun olmuş, kusura bakmayın arkadaşlar.Buraya kadar okuyabildiyseniz teşekkür ederim:)

İyi haftasonları ,

Figen

Reklamlar
 
18 Yorum

Yazan: Şubat 1, 2007 in MİM 'ler

 

>Mutluluklar’ımız…

>
İnsanlık tarihinde hep mutluluk nedir? neler insanlari mutlu ediyor tartismasi yapildi ve yapiliyor, kimine gore para, kimine gore ask, kimine gore saglik, kimine gore de mutluluk diye bir kavram yok, donem donem bu konu hep karsimiza cikmistir, simdi de Fethiye bize sormus bizi memnun eden, moralimizi yukselten neler var.

1- Beni mutlu edeceklerin en basinda Turkiye’ye kesin donus yapip ailemle, sevdiklerimle birlikte olmak geliyor,
2- Aile bireylerinin her sabah uyandiklarinda saglikli olduklarini gormek
3- Istiklal marsimizi bangir bangir dinlemek
4- Turk yazarlarimiza ait kitaplari bir solukta okumak(Zulfu Livaneli-Vedat Turkali)
5- Yine yeni basimdan cikmis gazeteyi kimse ellemeden benim acip okumam
6- Simit firinindan sicak sicak cikmis simitleri yemek ( su an hayal bu)
7- Meksikali marketlere gidince Tarkan’in “öpücük ” sarkisini dinlemek
8- Buradaki marketlerde Türk Mali bir urun gormek
9- Özel günlerimde hatırlanmak
10- Mutfagimda pişenlerin sevilerek tuketilmesi…

Sevgilerimle

Zeynep T.

===================================================

Sevgili Fethiye merak etmiş küçük mutluluklarımızı:)
Ben yazdıktan sonra fark ettim ki fazla evcimen mi olmuşum acaba ?
Ben bekarken böyle değildim ! Kitap okumaktan , sinemaya gitmek vb. şeylerden de mutlu olurdum. Yine bu saydıklarımdan mutlu oluyorum ama önceliğe göre sıralama yaparsam ne yazık ki sonlara kalmaya başlamış ? Özellikle oğlumla ilgili çok şey var gün içinde beni mutlu eden çok…Galiba son 1 yıldır çalışmayıp oğlumla kendim ilgilenmem, çektiğim o özlemi gidermem en büyük mutluluğum.

Ama birazda kendimize vakit ayırmalı aslında değil mi ?
Az kaldı büyüyor oğlum, ben çabuk büyümesini istemesem de…
Sanırım o zaman daha çok kendime vaktim kalacak ? Ne dersiniz ?
Ama en büyük mutluluk emin olun sağlıklı olmak, sevdiklerinizin sağlıklı olduğunu görmek.

Mutfakla ilgili mutluluklarımı hiççççç saymıyorum bile:))

1. Oğluşumun sabahları uyandıktan sonra bana mahzunca bakıp “günaydın anneciiiimmm” demesi.
2. Yine oğlumun bana durup dururken gelip sarılıp “ seni çok özlüyorum, çok seviyorum canım ennemm” demesi:))) canımm oğlum benimmmmm
3. Evime sevdiğim insanların gelmesi, onları ağırlamak
4. Sevdiklerime hediye almak
5. Yoğun ve nemli İzmir sıcağında eve gelip buzzz gibi su içmek
6. Çalışırken Cuma günleri iş çıkışlarım, şimdi ise Cuma akşamları, ertesi gün eşim evde:)
7. Koca bir dilim Çikolatalı Cheesscake yemek, kahvaltılarda Boyoz yemek
8. Çeşme de yazlıkta sabahları Ağustos Böceği ve Kuş sesleriyle uyanmak serin serin
9. Hafta sonları eşim ve oğlumla Pazar ve market alışverişi yapmak
10. Tatilden sonra evime dönmek ! Evim evim benim güzel evim ! :)))

Sevgilerimle
Figen K.

Bizde sevgili mine ve tuhfe ‘ye
soralım istedik, sizin mutluluklarınız nedir?

 
5 Yorum

Yazan: Ağustos 27, 2005 in MİM 'ler

 

>MeMe- the COOK next door

>
Bloglar arasinda sobeleme olayi keyifli, boylelikle blog sahiplerini biraz daha yakindan tanima sansi doguyor, ziyaretciler icin… Bu soruları biz yemek grubumuzda yapmıştık mini anket gibi. Benzer sorular vardı bizde de. Şimdi ise Blog lar arasında olması çok güzel. Bizi Mine sobeledi bakalım biz kimi ?


İlk mutfak maceran neydi? Neler hatırlıyorsun?

Zeynep : Ben becerikli bir anneanne ve anneye sahiptim, evlenene kadar
hic mutfak tecrubesi yasamadim dersem inanin yalan olmaz, annem cok becerikli, tertipli bir kadin, halen daha oyle, mutfakta bir baskasinin olmasini asla istemez, cunku ondan baskasi onun mutfagini kirletir :))Ama ben iyi bir gozlemci idim, ne nasil ne sekilde yapiliyor hep izledim ama uygulamadim. Evlendim, esime ilk yemek tavuk, pilav ve sehriye corbasi yapmak istedim, boylelikle benimde ilk mutfak maceram baslayacakti boylelikle, tavugu dudukluye koydum, duduklu patladi !!!! Duvarlar, heryer mutfakta akliniza gelen heryer lime lime olmus tavuk etleri ve yagi ile sivandi resmen bunu asla unutmadim ve hep dudukluden uzak durmusumdur…

Figen : İlk mutfak maceram ? o kadar çok ki:) ben mutfağı çocukluğumdan beri çok severim. Annem bana ilk türk kahvesini yapmayı öğretmişti ve ben ne büyük bir gururla bakın bu kahveyi ben yaptım dediğimde , evimizde komşularımız “hımmm sen artık büyümüş ve gelinlik kız olmuşsun” demişlerdi. Henüz 10 yaşındaydım ve hiç hoşlanmamıştım bu sözden:)
Daha sonra sanırım 13 yaşımdayım
? heveslenip bir kek yaptım. Ama o zaman böyle kalıp yoktu. Tepside ve Davul Fırınımız vardı ki onda öyle ısı derecesini ayarlamak mümkün değildi. Çok güzel kabardı ve ben ille bakacağım deyip fırın kapağını açtım ve baktım aman ne güzel kabarmıştı. Amaa işlem bitip te kek fırından çıktığında sönmüştü , ne üzüldüm. O günden sonra anladım ki ilk 35 dk. fırın kapağı açılmazJ Yine ilk mantı açtığım yaşımı anımsıyorum 16 idim. Mükemmel olmuştu . Sanırım ilk tecrübelerde çok daha dikkatli olup daha fazla değer veriliyor tariflere.Ve sonra annemim günlerinde, o zaman gazeteler yemek ekleri verirdi o eklerden seçip yaptığım kurabiyeler , tatlılar ki o dönemde öyle benmari usulü tarifler pek yapılmazdı, onları yapardım çok övgü alırdım ve nasıl mutlu olurdum. Daha ileri yıllarda ise başarısızlıkla sonuçlanan bir beğendi hikayem var. Tarifi okuduğumda bu ne muhteşem bir şey dedim ve başladım yapmaya. Ancak o patlıcanlarla beşamel sosun karıştığı ana gelince takıldım ve lapa gibi bir şey oldu !.. İnanamadım, baktım tat güzel gibi ama ne kadar kötüydü görüntü ? Dedim ki kendi kendime ne kadar kötü bir tarif bunu nasıl beğenirler ki ? ..Ve şu anda benim en sevdiğim yemektir Hünkar beğendi:) Özellikle Beğendi kısmı…

Yemek yapma stilini en çok etkileyen kim?

Zeynep: Yemek konusunda her zaman anneannem ve annemin etkisi oldu uzerimde, cunku hep onlari gozlemledim, rahmetli anneannem hep mesakkatli ama leziz yemekler yapardi, annem biraz daha modernize etti herseyi, ben ikisi arasinda gorduklerimi bana uygun olanlari denedim hep…

Figen: Kesinlikle Annem. Daha doğrusu stil değil beni heveslendiren kişi diyelim ? Annem aşçıdır benim. Öyle büyük otellerde değil di tabii. Ama İzmir de 4000 kişiye yemek dağıtan bir firmada aşçıbaşıydı. Çok güzel lokanta yemekleri yapardı. Dalyan Köfte , Kadınbudu Köfte ki kadınbudu köftede gömlek yağının kullanıldığını annemden öğrendim çocukluk yıllarımda. Güveçte yaptığı yemekler, Orman Kebabı o senelerde . Annem sayesinde mutfağı sevdiğimin farkına vardım. Fakat şu anda stilimiz çok farklı annemle. Artık annemde benden çok şey öğrendiğini söylüyor. Rahmetli Babaannemden de çok güzel ev baklavası yapmayı öğrendik ailecek. O yufkalar tek tek açılırdı.

Yemeğe ve yemek yapma dünyasına ilgini kanıtlayan bir resmin var mı? Bize göstermek ister misin?

Zeynep: Boyle bir resim yok ama beni gorenler ne kadar istahli biri oldugumu anlar zaten :))Istahli bir insanda genelde iyi yemek yapar kendi damak tadina uygun…

Figen:Ne yazık ki yok ?

Mutfakta fobin var mı? Avuçlarını terleten bir yemek mesela?

Zeynep : Yemeklerim konusunda kendime guvenirim ama nedense konuk agirlayacagim zaman ya begenilmezse diye soru uyanir hep icimde, simdiye kadar begenilmeyen bir ikramim olmadi ama bunu kendime problem ettim nedense, ozellikle pilavimi pisirirken…


Figen : Yemekli büyük misafir ağırlayacaksam şayet, pilav yaparken her nedense arada panik olabiliyorum . Sanki o kadar büyük ölçü ile lapa olacakmış gibi gelir bana .Başkaca bir şey yok sanırım?

Mutfakta hangi yardımcını vazgeçilmez buluyorsun? Alıp da çok gereksiz bulduğun nedir mesela?

Zeynep : Kesme tahtam, yumurta cirpma telim, keskin bicagim, gereksiz buldugum sarimsak ezme aleti (kendim ince dograrim cunku boylelikle yemeklerde sanki tat daha farkli oluyor), buyuk robot…

Figen: Rondo dan asla vazgeçemem.Mikrodalga fırından da benim için önemli. Bıçaklarım ! çok önemli.
İlk Çeyizlik alınan tam takım mutfak robotumu hiç kullanmadım.

Senin çok sevdiğin ama senden başka kimsenin sevmeyeceğini düşündüğün, garip ya da komik yemek çeşidi var mı?

Zeynep: Yesil tatli biberlerin icini cikarip iclerine yumurtali, maydanoslu ve kasarli karisim ile doldurup, yumurta ve galeta ununa bulayip kizartip yemek :)))

Figen:Yok. Ben karışık tatları sevmem. Ekşi tatlı bir arada yiyemiyorum. Eşim çok sever karışık uyumlu tatları.

Hangi üç malzemeden ve yemekten vazgeçemezsin?

Zeynep : Zeytinyag – sarimsak – maydanoz


Figen : Zeytinyağı, tereyağı,ekmek:)) Ekmek hele de fırından yeni çıkış misss gibi kokuyorsa , üzerine tereyağı sürmeden yanına beyaz peynir olmadan asla olmaz:)

Buraya eklemek ve cevabını vermek istediğin bir soru var mı?

Zeynep: Buraya eklemek istedigim bir soru yok ama bizi sobeleyen sevgili mine’nin sorusuna yanit vermek isterim, Tuk mutfagi disinda italyan ve mexican mutfagi ile cok ilgiliyim, bulundugum konum nedeni ile mexican mutfagini iyi biliyorum, italyan mutfaginida ogrenmeye calisiyorum kitaplar sayesinde…

Figen: Sevgili Mine nin sorusunu yanıtlamak istiyorum önce, ben çok fazla yemek dergisi alırım. Hatta geçmiş yıllarda abonesi olduğum dergiler vardı ama artık abone değilim. Zira tüm çeşitler benzer oldu . Leman Cılızoğlu Eryılmaz ın kitabı bende de var Mine ciğimJ Gönül Candaş ın Bereketli Olsun Kitabı, bu ve benzer kitaplar Türk usulü yemek yapma anlamında çok faydalı bence. Benim İngilizcem yok ne yazık ki bu sebeple yabancı kaynaklardan faydalanamıyorum , alıntı yapamıyorum ve çok hayıflanıyorum bu konuda. Çok güzel tarifler var aslında ve ben imrenerek bakıyorum o sitelereJ Zaten benim için resim de çok önemli bayılıyorum güzel resimli tariflere.

En çok sevdiğin dondurma?

Zeynep : Karadutlu ve cikolatali dondurma(ozellikle izmir’de mennan pastanesinin), aman yarabbim cocuklugumdan beri dondurmayi cok severim, her aksam yerim ( simdilerde yemiyorum diyet durumlari)

Figen : Ben değil ama eşim tam bir dondurma tutkunudur. Yeni çıkan tüm dondurma çeşitlerini takip edip yaz kış alır. Bende onun sayesinde tadıyorum.Şu sıralar Ekmek Kadayıflı ve Profiterollü dondurma favorimiz. Maraş ı saymazsak elbette:)

Asla yemeyi düşünmediğin bir şey?

Zeynep : Bamya ve domuz eti urunleri ( kokusu dayanilmaz bana gore)

Figen : İşkembe …!

Özel bir yemeğin, spesiyalin var mı?

Zeynep : Tortilla Lazanya ( mexican mutfagi)

Figen: Çikolatalı Cheesscake imi çok beğeniyor arkadaşlarım , eşimde dahil, hatta eşim bu tatlının tutkunu , ha birde esim ve çok arkadaşım için Muzlu RuloJ:)

Seni sobeleyen aşçı?

Bizi sobeleyen sevgili Mine – Teatime

Senin sobelediğin 3 aşçı?
Bizde Semaver ( Hatice)http://semaver1.blogspot.com/,
Hanife’den tariflerhttp://hanifedentarifler.blogspot.com/,
http://www.turkishcookbook.com/Turkishcookbook ( Binnur) blogu sobeliyoruz.

Bizde onlarin hikayelerini zevkle okuyacagiz eminim.

 
14 Yorum

Yazan: Temmuz 12, 2005 in MİM 'ler